''KARS' LI GİRİŞİMCİ BALCI KADINLAR'' PROJEMİZİN SONUNA YAKLAŞTIK




'' Kars' lı Girişimci Balcı Kadınlar'' Projesi' nde Mayıs ayında kursiyerlere vereceğimiz arılar geldi. Kursiyerlerin büyük bir çoğunluğu verilen arıları köylerinde birlikte belirlediğimiz uygun yerlere götürdüler.  Bir kısmı yer bulamadıkları için Yer bulana kadar uygulama eğitimlerine devam edebilmek için Kafkas Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi çiftliğine bıraktılar. Arıların kursiyerlere teslim edildiği günden itibaren uygulamalı eğitimlere başladık.  Daha önce Kafkas Üniversitesi' ne teorik eğitime gelen ve arılarını alan kursiyerlere bu kez biz uygulama eğitimlerini vermek üzere, her bir kursiyere Mayıs ayından bu yana haftada 2 gün ziyaret ediyor, teorik eğitimde anlattıklarımızı uygulamalı olarak gösteriyoruz.
Kars' ta havalar uzunca bir süre soğuk geçti.  Gündüzleri sıcak olasına rağmen akşamları hava soğuk oluyordu.  
Arılar çalışamıyor, ana arı doğru düzgün yumurtlamıyordu. Bu yıl Kars' a yaz gelmeyecek, arılardan bal falan alamayacağız diye düşünürken, havaları ısındı. Arılar birden öyle alışmaya başladı ki, haftada 2 kez gitmemize rağmen çerçeve yetiştiremiyoruz. 5- 6 çerçeve olan arılar 10 çerçeceye çıktı.Arılara kat vermeye başladık. Üzerine katı alttan yavrulu çerçeve alıp aşağıya yeni çerçeve verdik. koyduğumuz katın içerisine de çerçeve bıraktık buna rağmen kata bıraktığımız boş çerçeveleri ördüğü yetmemiş, aşağıdan yukarı doğru kendileri bir çerçeve boyutlarına yakın petek örmüşlerdi.


Havaların ısınmasıyla Kars' ın etrafı pembe, mor, sarı, beyaz...rengarenk çiçeklerle doldu. Arılar birden kendilerini çiçek cennetinin içinde buldular. Korunga, fiğ, yonca, devedikeni, hardal, akasya... daha yazmadığım bir sürü çiçekle doldu arıların etrafı.


  Havaların kötü gitmesi bizi çok düşündürmüştü. Fakat havaların düzelmesi bütün arıcıları da olduğu gibi bizide mutlu etti. Arılarımıza katlrı koyduk. Onlarda dolmak üzere bayanlar şimdiden düşünmeye başladı: ''bir kat daha lazım olunca nereden bulacağız, nerede hangi ölçülerde yaptıracağız?'' diye düşünmeye başladılar. Tam her yer kurumaya başlamıştı ki pazartesi ve salı yağmur yağdı.( Yüzümüz güldü, mutlu olduk. Kızlarımız aç kalmasın değil mi?)
28 Temmuz 2011( proje sonu)  tarihine kadar uygulamalı eğitimlere hafta 2 kez olmak üzere devam edeceğiz. Tabi artık arıları çok fazla rahatsız etmiyoruz. Sadece kat koymadığımız varsa kat veriyoruz. Katlı olanlara çerçeve istiyorsa ,çerçeve vermeleri gerektiğini söylüyoruz. Arada bir oğula gitmesini önlemek amacıyla ana arı yüksükleri varsa, onları nasıl keseceklerini gösteriyoruz.  Tabi, biz ne kadar önlem almış olsakta bazen oğul kaçıyor. Böylece teorikte anlattığımız oğulu görmüş, yakalamayı da öğrenmiş oluyorlar. ( Eksiksiz bir uygulama eğitimi almış oluyolar.)


 

 


    Her bir kusiyerin arılığında işletme numaraları yazan tabela bulunuyor.
 




 Bizde hem uygulamalı eğitim veriyoruz, hem Kars' ın köylerini geziyoruz. Gittiğimiz köylerde arı dışında hayvanları da görüyoruz. Bizim orada, köyde oturmamıza rağmen tavuk, civciv falan görüyorum, ama hiç bu kadar yakından at görmemiştim. 

 
Kars köylerini dolaşırken bizim bayan kursiyerlerin dışında, arıların içinde büyümüş,çoçukluğundan beri babasıyla birlikte arıcılıkla uğraşan, yaşlı teyzelerle de tanışma fırsatı yakalıyoruz. Onun arıcılık hikayelerini dinliyoruz. 
Uygulamalı eğitimlerimiz devam ediyor. Ama biz kursiyerlerimiz boş bırakmıyoruz. Ara sıra onları bir araya getiriyoruz. Proje Koordinatörümüz Müjgan Suver, onların sadece arıcılığı sadece bu yıl değil, bu işin sürekliliğini getirebilmelerini sağlamak için, İstanbul' dan üniversitelerden, arıcılıkla ilgili teorik bilgilerini tazelemek, üretikleri arı ürünlerini nasıl pazarlayacaklarını, markalaşmanın önemi, ürünlerini nasıl cazip hala getirebileceklerini öğrenmeleri için uzmanlar getiriyor.  
 


       Markalaşma konusunda uzman Nüket Hanım
 
     Pazarlama konusunda uzman Ahmet Bey

Kadınların arıcılık veya başka bir iş yapacaklarında, kendilerine güvenmeleri, isterlerse her şeyi başarabileceklerine inanmaları gerektiğini ve bu kursa gelerek bile neleri başardıklarını görmelerini ve daha iyi motive olmalarını sağlamak için uzman psikolog Alalnur Özalp Hanım' getirmiştir.
 

Bu da teorik eğitime devamsızlık yapmadan gelen küçük kursiyerimiz Melek,.Doğduktan sonrada kursa, toplantılara ve uygulamalı eğitime eksiksiz devam diyor. Teşekkürler Melek bebek...





Yorumlar

Abdullah Bulca dedi ki…
Tebrikler.. Çok harika bir o kadar da gurur verici bir çalışma olmuş... İnşaallh bu örnekleri her zaman görürüz.
Adsız dedi ki…
Paylaştığınız bu bilgiler gayet seviyeli ve hoş bilgiler . Saç ekme olarak sizi takip eder paylaşımlarınızın devamını bekleriz .