Kars' ta havalar uzunca bir süre soğuk geçti. Gündüzleri sıcak olasına rağmen akşamları hava soğuk oluyordu.
Arılar çalışamıyor, ana arı doğru düzgün yumurtlamıyordu. Bu yıl Kars' a yaz gelmeyecek, arılardan bal falan alamayacağız diye düşünürken, havaları ısındı. Arılar birden öyle alışmaya başladı ki, haftada 2 kez gitmemize rağmen çerçeve yetiştiremiyoruz. 5- 6 çerçeve olan arılar 10 çerçeceye çıktı.Arılara kat vermeye başladık. Üzerine katı alttan yavrulu çerçeve alıp aşağıya yeni çerçeve verdik. koyduğumuz katın içerisine de çerçeve bıraktık buna rağmen kata bıraktığımız boş çerçeveleri ördüğü yetmemiş, aşağıdan yukarı doğru kendileri bir çerçeve boyutlarına yakın petek örmüşlerdi.
Havaların ısınmasıyla Kars' ın etrafı pembe, mor, sarı, beyaz...rengarenk çiçeklerle doldu. Arılar birden kendilerini çiçek cennetinin içinde buldular. Korunga, fiğ, yonca, devedikeni, hardal, akasya... daha yazmadığım bir sürü çiçekle doldu arıların etrafı.


Havaların kötü gitmesi bizi çok düşündürmüştü. Fakat havaların düzelmesi bütün arıcıları da olduğu gibi bizide mutlu etti. Arılarımıza katlrı koyduk. Onlarda dolmak üzere bayanlar şimdiden düşünmeye başladı: ''bir kat daha lazım olunca nereden bulacağız, nerede hangi ölçülerde yaptıracağız?'' diye düşünmeye başladılar. Tam her yer kurumaya başlamıştı ki pazartesi ve salı yağmur yağdı.( Yüzümüz güldü, mutlu olduk. Kızlarımız aç kalmasın değil mi?)
Her bir kusiyerin arılığında işletme numaraları yazan tabela bulunuyor.
Bizde hem uygulamalı eğitim veriyoruz, hem Kars' ın köylerini geziyoruz. Gittiğimiz köylerde arı dışında hayvanları da görüyoruz. Bizim orada, köyde oturmamıza rağmen tavuk, civciv falan görüyorum, ama hiç bu kadar yakından at görmemiştim.
Kars köylerini dolaşırken bizim bayan kursiyerlerin dışında, arıların içinde büyümüş,çoçukluğundan beri babasıyla birlikte arıcılıkla uğraşan, yaşlı teyzelerle de tanışma fırsatı yakalıyoruz. Onun arıcılık hikayelerini dinliyoruz.
Uygulamalı eğitimlerimiz devam ediyor. Ama biz kursiyerlerimiz boş bırakmıyoruz. Ara sıra onları bir araya getiriyoruz. Proje Koordinatörümüz Müjgan Suver, onların sadece arıcılığı sadece bu yıl değil, bu işin sürekliliğini getirebilmelerini sağlamak için, İstanbul' dan üniversitelerden, arıcılıkla ilgili teorik bilgilerini tazelemek, üretikleri arı ürünlerini nasıl pazarlayacaklarını, markalaşmanın önemi, ürünlerini nasıl cazip hala getirebileceklerini öğrenmeleri için uzmanlar getiriyor.
Markalaşma konusunda uzman Nüket Hanım
Pazarlama konusunda uzman Ahmet Bey
Kadınların arıcılık veya başka bir iş yapacaklarında, kendilerine güvenmeleri, isterlerse her şeyi başarabileceklerine inanmaları gerektiğini ve bu kursa gelerek bile neleri başardıklarını görmelerini ve daha iyi motive olmalarını sağlamak için uzman psikolog Alalnur Özalp Hanım' getirmiştir.
Bu da teorik eğitime devamsızlık yapmadan gelen küçük kursiyerimiz Melek,.Doğduktan sonrada kursa, toplantılara ve uygulamalı eğitime eksiksiz devam diyor. Teşekkürler Melek bebek...
Yorumlar