ARI SÜTÜ NEDİR?
Arı Sütü Kullanımı:
Hastalıklara karşı korunmak sağlıklı ve zinde kalabilmek için herkes arı sütünü kullanabilir. Arı sütü ısıya ve ışığa duyarlıdır. Bu yüzden muhafaza edilmesinde uyulması gereken kurallar vardır. Arı sütü kullanımı saf şekilde olabileceği gibi ballada karıştırılarak alınabilir. Ayrıca bir çok ülkede kapsül haline getirilmiş biçimleride vardır. Saf halde alındığında dilatından alınır. Ancak arı sütünün besleyici değerlerini yitirmeden saf halde tutmak kolay olmadığından genelikle balla karıştırılarak tüketilmesi yaygındır. Arı sütünün karıştırıldığı balın gerçek ve kaliteli bal olması gerekir. Arı Sütü İçeriği:
İçerisinde karbonhidrat, protein, amino asitler, yağ asitleri, mineraller, vitaminler, doğal hormonlar bulunmaktadır. Bileşiminin küçük bir kısmı ise henüz anlaşılamamıştır. Bundan dolayı arı sütü sentetik olarak üretilememektedir.
Arı Sütü Faydaları
· Bağışıklık sistemini destekler.
· Antibakteriyel, antivirütik özelliği vardır.
· Hücre yenileyici özelliğe sahiptir.
· Hormonları ve metabolik işlevleri düzenler.
· Bedensel ve zihinsel yorgunluğa karşı enerji kaynağıdır. Vücuda zindelik kazandırır.
· Kolesterolü düşürücü etkisi vardır.
· Karaciğeri kuvvetlendirir.
· Sinirsel rahatsızıklar olumlu etkilerde bulunur.
· Saç dökülmesini önlemede etkildir.
· Damar sertliğini engellemede yardımcıdır.
· Ülser gastrit ve kolit gibi rahatsızlıklarda kullanılabilir.
· Kansızlık sorununda yardımcıdır.
· Hafızayı kuvetlendirir.
· Cinsel performansı artırır.
· Cilt sağlıgı ve kırışıklığı önlemede olumlu etkiye sahiptir.
· Adet düzensizliklerinde kullanılır.
· Yetersiz beslenmeden doğan eksikliği giderici güçlü besleyici özelliği vardır.
Son yıllarda arı ürünleri ile tedavi anlamına gelen apiterapi başta uzak doğu ülkeleri olmak üzere giderek birçok ülkede yaygınlaşmaktadır. Propolis bal polen arısütü arı zehiri gibi arı ürünlerini tedavide kullananan apiterapi kliniklerinin sayısı artmaktadır.
POLEN NEDİR?
Polen çiçekli bitkilerin anterlerinde oluşan ve döllenmede rol olan erkek üreme birimidir. Polen 6 - 200 mm çapında değişik renklerde, şekillerde ve yapıdadır. Polen protein,vitamin,mineral madde ve enzimler bakımından çok zengin bir besin maddesidir. Arılar kovanın protein ihtiyacını karşılamak,yavruları beslemek için polen toplarlar ve bunları kovana taşıyarak petek gözlerinde depolarlar.
Polenin Bileşimi :
Polenin bileşiminde yaklaşık olarak %10 su, %20 ham protein, %28-35 karbonhidratlar, %3-4 kül ve flavonoidler, karotenoidler, vitaminler(C,E,B kompleksi), mineraller, tüm serbest aminoasitler, nukleik asit ve nukleositler, enzimler(100den fazla) ve büyütme faktörleri bulunur.
Polenin bileşiminde yaklaşık olarak %10 su, %20 ham protein, %28-35 karbonhidratlar, %3-4 kül ve flavonoidler, karotenoidler, vitaminler(C,E,B kompleksi), mineraller, tüm serbest aminoasitler, nukleik asit ve nukleositler, enzimler(100den fazla) ve büyütme faktörleri bulunur.
Polen Üretimi ve Muhafazası:

Polen ,polen tuzakları kullanılarak toplanmaktadır. Arının taşıdığı polen çeşitli tuzaklardan geçerken tuzak haznesinde birikir. Biriken polenler 1-2 gün aralıklarla boşaltılıp 42 C yi geçmeyen sıcaklıkta kurutma dolaplarında kurutulup su oranı %7-8 e düşürülür. Daha sonra eleklerden geçirilip temizlenen polen hava almayacak şekilde ambalajlanıp soğuk ortamda saklanır. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki polen toplamanın koloni performansı üzerinde önemli bir olumsuz etkisi yoktur.Kurutulmamış polen, oda sıcaklığında bir kaç gün içinde tüm besleyici değerlerini kaybetmektedir.
Derin dondurucuda taze polen 1 yıla kadar saklanabilir (Dietz, 1975).
Kurutulmuş polen oda sıcaklığında bir kaç ay, buz dolabında 1 yıl, buzlukta birkaç yıl saklanabilir. (Dietz ve Stephenson 1975 and 1980).
Polen güneş ışığı almayacak kavanozlarda, kuru ve karanlık odalarda saklanmalıdır. Bilimsel Veriler:
Klinik çalışmalarda Polenin prostat problemlerinde (büyüme ve kansere kadar olan rahatsızlıklarda) ve alerji tedavisinde başarılı olarak kullanıldığı (Denis, 1966 and Ask-Upmark, 1967) bildirilmektedir.
Polenle yapılan hayvan besleme denemelerinde iştah artırıcı ve kilo aldırıcı etkisi gözlenmiştir.
Polenin bakteriostatic etkisi (Chauvin et al, 1952) ve antibacterial etkisi (Lavie, 1968)olduğu bildirilmiştir.
Polenin hayvanları ve insanları radyasyon ve X ışınlarının olumsuz etkilerinden koruduğu (Wang et al., 1984; Hernuss et al., 1975, as cited in Schmidt and Buchmann, 1992) belirtilmiştir.
Polenin Kullanıldığı Alanlar:
İlaç sanayiinde:Prostat problemlerinde, Alerjik vakalarda Astım tedavisinde.
Yiyecek sanayiinde: Gıda desteği (Food supplement)
Hasta, çocuk, yaşlı ve düşkünlerin beslenmesinde.
Arı kolonilerinin beslenmesinde.
Bombus arılarının beslenmesinde.
Yarış atlarının beslenmesinde.
Kozmetik sanayiinde.
Polinasyon çalışmalarında.
Çevre kirliliği çalışmalarında.
Taze Polen Polen çiçeklerin erkek üreme hücreleridir ve proteinler, vitaminler, esansiyel amino asitler, yağ asitleri, mineral maddeler ve iz elementler bakımından çok zengin bir gıda maddesidir. Polenler taze, dondurulmuş, kurutulmuş ve tablet haline getirilmiş haplar halinde pazarlanmaktadır. Krell, "İnsanlar tarafından günlük olarak protein, vitamin ve mineral madde gereksinimi karşılamak için sadece POLEN yemek yeterlidir" diyor. Ayrıca beslenme amacıyla alınan polenin Synergist etki yaparak yani birçok yararlı maddenin karşılıklı etkileşmesi ile metabolizmanın sindirimini iyileştirmektedir. Polende bulunan besinler, dengesiz alınan besinleri dengeleyerek açıkları kapattıkları ve besinlerin alınımını kolaylaştırdıkları bildirilmektedir. Beslenme bozukluğu bütün dünyada en çok protein ve kalori yetersizliği ile göze çarpar. Bir ortalamaya göre dünyada 0-6 yaş arasındaki bütün çocukların % 70'i protein yetersizliğinden hasta sayılmaktadır. Türkiye'de 2 milyondan fazla çocuk protein yetersizliğinden sıhhatsizdir. Polende ortalama %25 protein vardır. Çocuklar bir kahve kaşığı polenle protein ve birçok vitamin ihtiyacını karşılayabilir.
Polen Konusunda Bilim adamlarının Tespitleri:
**Chauvin ve Lenamand araştırmalarıyla polenin antibiyotikler içerdiğini ve bakterilerde üremeyi durdurucu etki gösterdiğini tespit etmiştir. Grecen ve Enci'nin yaptığı çalışmalarda Staphylococcus, Salmonella, e. coli ve Bacillis Anthracis' e karşı etkili olduğu ve bunların üremelerini engellediği tespit edilmiştir.
**Caillas' tan edinilen bilgilere göre polen kürü uygulaması ile en inatçı bağırsak iltihabı bile iyileştirilir. Polenler bağırsak bakteri ve fermentleri üzerinde olumlu etki yapar.
**Polende bulunan Rutin kılcal damarları etkileyerek fazla kanamaya engel olur. Kalp kasını güçlendirir.
**Polende bulunan ve gelişmeye, büyümeye etki eden hormonlarla ilgili çalışmalar sonucunda polen yedirilen hayvanlar aynı değerde protein ve vitamin alanlardan daha hızlı gelişmişlerdir.
**Costantini ve Albore, evcil hayvanların ve laboratuvar böceklerinin yemlerine eklenen polenin, büyüme hızını artırdığı, sindirimi kolaylaştırdığı ve daha sağlıklı bir görünüm kazandırdığını belirtmektedir. Dengeli .hazırlanan yeme %2.5 oranında polen eklenmesinin tavuklarda yemden yararlanma düzeyini artırdığı tespit edilmiştir. .
**Sporcular, özellikle yüksek performans isteyen branştakiler bol miktarda polen tüketmelidir.
**Lord Hauser' e göre polen bira mayasından 38 misli daha fazla B vitaminleri içermektedir.
**Sehmidt ve Buchman polendeki protein ve mineral madde ile Thiamin ve Riboflavin miktarının dana etindekinden l0 at daha fazla olduğunu belirtmektedir.
**Polende bulunan Ribofavin'in görme üzerindeki etkisi büyüktür. Birçok olayda şaşırtıcı sonuçların alındığı ve görme yeteneğinin arttığı saptanmıştır. Taze Polenin Faydaları:
1.Polen kansız insanlar için faydalıdır. A1yuvar sayısını %25-30, hemoglobini % 15 oranında yükseltir.
2. Polen içerdiği antibiyotiklerle en inatçı bağırsak iltihaplarını iyileştirir.
3. Polen vücudumuzu zinde tutar.
4. Sporda yüksek performans sağlar.
5. Aşırı yorgunluk ve stresten kaynaklanan cinsel isteksizliği giderir.
6. Kabızlık ve bağırsaktaki tıkanmaları ortadan kaldırır.
7. İnsanlardaki aşırı sinirliliği ortadan kaldırır. İnsanı rahatlatır.
8 İnatçı ishalleri tedavi eder.
9. Polen kabızlığı önleyerek hemoroidi iyileştirir, .
10. Görme üzerindeki etkisi büyüktür. Birçok olaylarda görme yeteneğini artırdığı saptanmıştır.
11.Polenin saç sayısını artırdığı ve saçın dökülmesini önlediği tespit edilmiştir.
12. Polen prostat hastalarında iyileştirici etki yapar.
13. Polen gelişmeyi ve büyümeyi hızlandırır.
14. Polen kılcal damarları etkileyerek fazla kanamaya engel olur. Kalp kasının çalışmasını güçlendirir.
15. Polen hücre yenileyicidir. Kanser tedavisinde destekleyicidir.
16. Yüksek tansiyon ve soğuk algınlığında etkilidir.
17. Son yıllarda hayvancılıkta yarış atlarının, balıkların, iyi ötmeyen kafes kuşlarının, civciv ve tavukların aktivitesinin, verimliliğinin, hızlı gelişmesinin ve sindirim kolaylığının sağlanmasında kullanılmaktadır.
18. Polen. düşünme yeteneğini artırır.
19. Kısa sürede kişileri enerji ve canlılığa kavuşturur.
20. Deri göz kapağı iltihaplarını önler.
21. Sinerjik etki ile vücut dayanıklılığını artırır ve enerji verir.
22. Hastalıktan kalkanları kısa sürede eski enerji ve canlılığa kavuşturur.
23. Acıktıkça polen yenilerek desteklenen diyetlerle çok rahat kilo verilebilir.
24. Yemekten yarım saat önce alınan polen, alınan gıdalardan tam faydalanmayı sağlar ve kilo aldırır.
PROPOLİS NEDİR?
Arılar tarafından değişik bitki tomurcuklarından yaprak ve gövdelerinden toplanıp biriktirilen reçinemsi bir madde olan Propolis genellikle kayın, karaağaç ve kozalaklı ağaçlardan toplanır.
Propolis biriktirme açısından arı türleri arasında farklılık vardır. Bazı türler diğerlerine göre daha fazla propolis biriktiriken bazıları örneğin tropik bölgelerde bulunan arılar hiç propolis biriktirmezler.
Arılar propolisi, kovanın iç duvarlarını düzgün hâle getirmek, peteklerin ağızlarını kapatmada ve başka canlıların içeriye girmesine engel olmak amacıyla kullanılır. Girdikten sonra ölen canlıları propolisle mumyalayarak kovanlarını koruma altına alırlar. Propolis kovandaki larvalara, mantar ve bakterilere karşı antibiyotik etki gösterir.
Propolisin toplandığı bitkilerin tür ve çeşitlerine göre içeriğindeki bileşikler farklılık arzeder.
Propolisin etkileri arıların bitkilerden topladığı antioksidan etkili bileşenlerine bağlıdır.
Kovanda oluşan hasarların ve çatlakların onarımı için ve kovanlarını korumak amacıyla kullanılan propolisin rengi sarımsı yeşilden koyu kahverengiye dek değişir.
Arıcılar kovandaki balı aldıktan sonra propolisi kovandan kazıyarak toplarlar. Sonra bazı işlemlerden geçirilmek suretiyle propolis kullanıma hazır hale getirilir. İçeriğinin önemli bir bölümünü flavonoitlerin oluşturduğu propolisin bileşiminde, polifenoller, fenolik asitler ve bunların esterleri, terpenler, steroitler, B1, B2, C ve E vitaminleri, mineraller ve aminoasitler yer alır.
Propolisin Faydaları Nelerdir ?
Bioflavonoidler bakımından zengindir.Bağışıklık sistemini destekler.
Hastalık etkenlerine yönelik vücut direncinin yükseltilmesi amacıyla kullanılabilir.
Antioksidatif etki açısından propolis diğer arı ürünleri arasında en yüksek etkiye sahiptir.
Soğuk algınlığından korunmak amaçlı alınabilir.
Akne ve uçuk için haricen kullanılır.
Propolis kullanımı bademcik iltihabı, farenjit, larenjit için etkilidir.
Ağız ve boğaz mukozası sorunları için hem oral olarak hem de gargara biçiminde kullanılır.
Dişeti hastalıklarına karşı korucuyucu özelliktedir.
Propolis ile ilgili yapılan araştırmalar bu maddenin ülserler, iltihaplı hastalıklar ve yanıklar için olumlu etkileri olduğu sonucunu ortaya koymuştur.
Japon Kanser Araştırma kurulu tarafından 1991 düzenlenen toplantıda propolisin anti-kanser
etkisiyle ilgili tebliğ sunulmuştur.
Amerikada yapılan bir araştırmada propolisteki caffeic asit esterlerinin bağırsaktaki kanserli hücrelerin büyümesini inhibe edici özellikte olduğu görülmüştür.
Yaraların iyileşmesinde hücre yenileyici olarak etkilidir.
Mikroptan arındırıcı, bakteri üremesini durdurucu, iltihap giderici, mantarlara karşı etkili ve kas gevşetici etkileri vardır.
Bakterilere karşı etkisi galangin, pinosembrin, kafeik asit ve ferulik asit içeriğinden, virüslere karşı etkisi kafeik asit, kersetin ve luteolinden, mantarlara karşı etkisi de pinobanksin, pinosembrin, kafeik asit, benzil ester, sakuretin ve pterostilbene ‘den kaynaklanmaktadır.
Prostaglandinleri üreten enzimleri bloke edici özelliğiyle anti iltihapsal etkinliğe sahiptir.
Propolis pahalı bir ürün olduğunda dolayı piyasada satılan ürünlerin gerçek olmama ihtimali de vardır. Arı sütü, polen, bal gibi arı ürünlerin sahtelerine sıkça rastlandığı gibi propolis olarak satılan bir ürününde sahte ya da yetersiz olma olasılığı yüksektir.
Propolis Nasıl Kullanılır ?
Tavsiye edilen günlük kullanım dozu 70-100 mgdır.
Propolis kapsül, tablet, toz, konsantre sıvı ve sakız gibi şekillerde satılmaktadır.
Soğuk algınlığından korunmak amacıyla propolisli şuruplar da bulunmaktadır.Boğaz enfeksiyonlarında gargara ve pastil şeklinde kullanılmaktadır.
Propolis krem: Yaralar için dıştan kullanılan propolis merhemleri vardır.
Diş çürüklerini önlemek amacıyla diş macunlarına eklenmektedir.
Astım sorunu olanlar alerji testi yaptırmadan kullanmamaları gerekir.
2 yaşın altındaki çocuklarda arı ürünleri kullanılmamalıdır.
Arı ürünlerine alerjisi olanlar doktora danışmadan kullanmamalıdır.
ARI ZEHİRİ NEDİR?
Hymenoptera” türlerinde sadece dişi bireyler (kraliçe ve işçiler) iğneleme özelliği gösterirken; erkek bireylerin savunma organı olan iğneleri bulunmaz. Zehir salgılama bireysel veya sosyal böceklerde olduğu gibi savunma amaçlı (Koloni savunma içgüdüsü), bazı türlerde avını öldürmek, kımıldamaz hale bırakmak, avını saklamak ve yavrusunu beslemek için de kullanılır. Arılar ise barındıkları kovanı korumak her hangi bir yağmalamaya karşı saldırıya geçmek, kraliçe arılar ise bir kolonide iki tane ya da daha fazla kraliçe arı varsa aralarında rekabet savaşında ve en kuvvetli olanın zehiri ile ötekilerinin yok edebilmesini sağlar.
Yumurtadan yeni çıkmış arının zehiri olmadığı gibi, çiçektozu verilmeden büyüyen arının da zehiri yoktur. (Örneğin arıbeyi). Zehir bezesi arının yaşamının 2. gününden başlayarak zehir salgılamaya başlar. Zehir kesesinde zehirin en çok (sıvı olarak yakl. 3 mgr) toplandığı dönem, yaşamının 15. ile 20. günleri arasındadır.
Özellikle arı zehiri ile romatizmanın tedavi edilebileceğini Mısırlılar da bilmekteydiler. Tedavi, ağrıyan yer arıya sokturularak yapılırdı. Günümüzde zehir özel yöntemle toplanıp kurutularak süresiz saklanabilmektedir. Yapılan araştırmalar arı zehirinin kortizon salgısını arttırdığını göstermiştir. Günümüzde arı zehiriyle romatizma, artritis (eklem romatizması), arter hastalıkları, deri, damar hastalıkları, eklem iltihaplanmaları, hematom (kanamalar), nöroloji (sinir iltihapları nedeni duyulan ağrılar), siyatik, alerji, saman nezlesi tedavi edilmektedir.
Kokusu tadı: Keskin, acı ve çok ekşidir.
Yan etkileri:
Sayıları çok az olmakla birlikte birtakım insan arı sokmasına karşı duyarlıdır. Bir arı sokması kurdeşene, ürtikere seyrek olarak kollapsa da neden olabilir. Arının soktuğu kimsenin yüzü beyazlaşmaya, nabzı yükselmeye başladığında derhal hekime baş vurmak gereklidir. Aşırı alerji gösterenler tedavi yolu ile arı sokmasına karşı bağdaşıklık kazanabilir.
Zehirin Toplanması :Zehir toplamada en basit yöntem, zehir bezinin cerrahi yolla çıkarılması ya da arının zehiri boşaltana kadar sıkılması temeline dayanır. 1960 yılında uygulamaya koyulan ve standart yöntem olarak bilinen elektroşok yöntemi günümüze kadar sürekli gelişerek kullanılıyor. Hızlı buharlaşan bileşenlerin yok olmasını önlemek için, su altında zehir toplama, en kuvvetli zehri toplamanın bir yolu. Cerrahi olarak zehir kesesinden toplanan zehir, elektroşok yöntemle elde edilen zehirden farklı protein içeriğine sahip oluyor. Koloniye elektroşok uygulaması ile arıların derhal arılıkta bulunan diğer arı ve kolonilere alarm vererek cevredeki insanlara saldırmalarına neden olmaları, bu yöntemin en sakıncalı yönüdür.
Elektroşok yönteminin en etkin toplama peryodunu üç gün aralıklarla 15 dk. uygulanması olduğu ve 2-3 hafta sonra aynı işleme başlanabileceği uzmanlarca belirtiliyor. Arjantinli arıcılar, arıları daha az dağıtan ve toplama etkinliğini büyük ölçüde artıran yeni bir elektroşok yöntemi geliştirmişlerdir. Arılardan 1 g zehir elde edebilmek için 2 saat süreyle 20 koloniden zehir toplandığı bildiriliyor.
Arı zehrin saklanması :Kuru arı zehiri başta olmak üzere elde edilen tüm zehir preparatları soğutucularda veya dondurulmuş olarak koyu renkli şişelerde saklanmalıdır.




Yorumlar